• Otobiyografi kesiti-6: Yazın Kalemi!

    Henüz 4-5 yaşlarındayım, evde kalemle kağıtla tanışmış insanlar var; ben de öykünüyorum ama okuma-yazma bilmediğim için işin o yanına katılamıyorum. Ama fırsat buldukça da kalemtıraşla ucu kütleşmiş kalemleri yontuyorum; hem eğleneyim hem de işe yarasın diye bu tür yontma işlerini de bana yaptırıyorlar. Fakat kalemin ucundan çıkan ve kopmadan epey uzayabilen talaşlar hoşuma gittiği için de -çünkü ancak o kadar yapabiliyorum- zaman zaman gereksiz yere kalemleri yontup ufaltıyorum. O gibi durumlarda “yazı kalemlerini ziyan ediyorsun” diye uyarıyorlar

    Fakat “yazı” sözcüğünü henüz bilmediğim için, ona en yakın bildiğim “yaz” kelimesi ile ilişkilendirip, o kalemlerle “yaz mevsiminde (yazın)” yazmama izin verileceğini düşünüyor ve yazın gelmesini çok istiyorum.

    Böylece evin içinde ne zaman sıkılıp kalem yontmak istesem “yazın kalemi nerede?” diye soruyorum-çünkü saklıyorlar-; bunun üzerine köşe bucak yazın kalemi arıyorum.

    Yazın kalemi zihnimde, tüm özlemlerimi yüklediğim bir “şey” halini almış. Her tarafı kurcalayıp yazın kalemi aradığımı bugün bile hatırlıyorum.

    Bu kişisel hikayemden çıkardığım hisse, “erişmek istenilip de henüz gerçekleştirilemeyenlerin zihinde gerçeğinden soyutlanıp farklı bir hale dönüştüğü ve sıkıntılardan kurtulma ihtiyacı hissedildiğinde başvurulabilecek birer kurtarıcıya (yazın kalemi) dönüştüğü”dür.

    Bir şey yapmak lazım! (isterseniz sonra da  tıklayabilirsiniz J)

    Toplumumuz eğri giden şeylerden şikayet konusunda açık ara birincidir ve kanımca bu çok da iyi bir özelliktir. Fakat galiba eksik bir bileşen, şikayet konusunun tersini söylemenin çözüm olamayacağının farkında olarak, arzulanan eyleme yol açan nedenlerin tam anlaşılması ve o nedenlerin nasıl giderileceği’nin “yapılabilir” adımlar halinde ortaya konulmasının, “bu kadar işin arasında katlanılması güç bir sıkıntı” olarak görülmesidir (tıklayabilirsiniz).

    13 Mart 2020

  • Yerleşik Kalıpların Sorgulanması

    Yaşamlarımızın her karesine yön veren “kalıplar”..

    Önce bir soru..

    İnsanlar ve içinde yer aldıkları çeşitli kurumların:

    (a) Düşüncelerinin çeşitli “kalıp”lardan oluştuğu,

    (b) Çevrelerini bu kalıpların optiğinde değerlendirdikleri,

    (c) O kalıpların değişmez tek doğrular olmayıp sorgulanabilecekleri,

    (d) Bu durumda yepyeni bakış açılarının ortaya çıkabileceği;

    Bunun ise:

    Sorunların daha iyi anlaşılıp çözmekte yarar sağlayabileceği,
    Çevreyle daha iyi empati kurulabileceği ve
    Bütün bunların daha fazla mutluluk getirebileceği
    acaba nasıl gösterilebilir?

    Bu gösterilse n’olacak?

    Çok basit, ama çok da önemli. Bu yolla, toplumumuzda pek yaygın olan “tek doğrulu” düşünme biçiminin, “sorgulamaya dayalı” düşünme biçimine (critical thinking, eleştirel düşünme) evrilebileceği, bu düşünme biçiminin yaygınlaşması halinde söz konusu evrim sürecinin daha makul bir süre içinde gerçekleşebileceği ümit edilebilir.

    Bu ise ancak, aynı anda birçok kişi ve kurumun bu yolda çaba harcamasıyla gerçekleşebilir.

    Şu yolla olabilir mi?

    Kalıpların soyut bir bağlam içinde ele alınması, onların “niçin” sorgulanmaları gerektiğini ve de “nasıl” sorgulanabileceklerini güçleştirebilir. Bunun yerine, kalıplar somut bağlamlar içinde ele alınsa acaba sorgulanmalarına daha uygun bir ortam yaratılabilir mi?

    Aşağıda, çeşitli somut bağlam örnekleri ve her bir bağlam içinde birkaç yerleşik kalıp örneği verilmiştir. Öncelikle istenilen, bu tür kalıpların çeşitlendirilmesidir.

    Böylelikle, çeşitli sorunların nedenleri içinde kalıpların yeri vurgulanmış olacak ve bir sonraki adımda, hangi koşullar içinde geçerli oldukları ve o koşullar dışında neler olabileceği sorgulanabilecektir. İşte bazı somut bağlamlar ve kalıp örnekleri!

     

    Somut Sorun Alanları             Yerleşik Kalıplar (birkaç örnek)

    Namus nedeniyle işlenen suçlar 
    Kadının namusu erkekten daha önemlidir.Kadının namusu cinsellik kökenlidir.
    Namus – anlamı konusunda uzlaşmazlık olsa da- uğrunda ölmeye değer.
    
    Ezbere dayalı dersler 
    Sorgulama ve yaratıcılık her derse uygulanamaz.Somut yaşam bütünlükleri türlerine göre bölünerek 
    (ayrı öğretmenlerce öğretilebilen) ayrı dersler haline getirilir. 
    Ezber daha çok sosyal bilgilerde ve din eğitiminde olur; fen derslerinde olmaz. Ünlü özel okullarda ezber yoktur.
    
    Okul kıyafetlerinde tek tip 
    Serbest kıyafet başıbozukluk getirir.
    Tek tip kıyafet otoriter rejimlere özgüdür.
    
    İşsizlik 
    İşsizlik yatırımlarla önlenir.Devletin görevi iş yaratmak, iş sahaları açmaktır.
    
    Kadına şiddet 
    Cezalar artarsa şiddet azalır. Kadına şiddetin sorumlusu erkeklerdir.
    
    Cinsellik temelli suçlar 
    Kadınlar tahrik etmese erkekler saldırmaz.Cinsel kavramların uluorta söylenmeleri ayıptır. 
    Cinsel bekaret (bkz. Zihinsel Bekaret http://bit.ly/UfuyJ9) bir kızın namusudur.
    
    Cari açık 
    Enerji ithalatı cari açığın başlıca nedenidir.
    
    İhracat
    2023’te $500 milyar ihracat hedefi
    
    Kadın-erkek eşitsizliği 
    Kadına pozitif ayrımcılıkla eşitlik sağlanmalıdır.Kadın, erkeğe eşit olamaz; 
    iki kadının şahitliği ancak bir erkeğinkine denktir.
    
    Siyasette üslup sorunları 
    Siyasiler düzgün dil kullanırlarsa halk da onları örnek alır.
    
    Geçim zorluğu 
    Geçim zorluklarının nedeni yetersiz gelirdir. Geçim zorluğunun nedeni hesabını bilmemektir.
    
    Hızlı nüfus artışı 
    Bir toplumun varlığını sürdürebilmesi için çoğalması gerekir. 
    Yüksek nüfus artış hızı, bir toplumun çöküş nedenidir.
    
    Kültürel yozlaşma 
    Yozlaşma, milli-manevi değerlerden uzaklaşıp Batı’yı taklitten kaynaklanıyor. 
    Yozlaşma, Batı’lı değerlerden uzaklaşıp bizi geri bırakan değerlere geri dönüşten kaynaklanıyor.
    
    (Diğer) 
    (Hemen her alanın kendine özgü ve çoğu zaman karşıtllı biçimde kalıpları bulunuyor)

    Siz de arzu ederseniz, aşağıdaki boş forma yazabilirsiniz.

    Büyük olasılıkla bugünkü, ama en azından gelecekteki kuşaklara önemli etkileri olabilecek bu alandaki katkılarınızı bekleriz.

    Pazartesi, Aralık 31, 2012