Kurulusunuz elemanlari ile birlikte çalisarak toplanti tasarim esaslarinin özümlenmesini saglariz. Ayrica, daha önemli toplantilarinizin -seminer, atelye çalismasi, panel, arama toplantisi vbg- tasarimini yapariz.


İstihdam (iş Yaratma – job creation) Programları

Yeni işlerin yaratılması genellikle kamunun bir görevi sayılır. Yeni yatırımlar ya da işsizlikle mücadele amacıyla kamu kadrolarına eleman alınması yoluyla işler yaratılabilir.


Kuruluşların misyon, vizyon ve öz-değerleri mutlaka vardır, ama bunlar kuruluşu gerçekleştiren kişi(ler)in kafalarından yaşam pratiğine genellikle inmemiştir. Profesyoneller ise -yine genellikle- kurucu(lar)ın kafalarının içindeki bu gerçek yol göstericileri ortaya çıkarmak yerine, ticari hedef ve amaçları öz-niyet ve ülküler olarak benimsemeyi yeğlerler.

Birçok kuruluşla deneyimlerimiz, kâr etmenin bir misyon olarak benimsendiğini göstermektedir. Halbuki dünyaca ünlü -ve kârlı- firmaların öz-niyetleri içinde kârlılık bir amaç değil, kuruluşun esas varoluş nedenine erişmek ve onu sürdürebilmek için bir araçtır.

Bir kuruluşun öz-niyetinin belirlenmesi için kullanılan yöntemlerden birisi şu soruyu sormaktır:

Yarın sabah uyandığınızda iyi bir maaşla emekli olacağınızı bilseniz, bu kuruluşta yine de çalışmak ister miydiniz? Evetse hangi derindeki neden (öz-niyet) sizi çalışmaya motive eder?


Öz-değerleri belirlemek için ise şu sorular sorulabilir:

1.Şahsen hangi öz-değerlerinizi işinize getirirsiniz?
2.Çocuklarınıza söylediğiniz ve onların da sahip olmalarını arzuladığınız öz-değerleriniz hangileridir?
3.Yarın sabah uyandığınızda yeterli bir ücretle emekli olabilseniz, iş içindeki hangi öz-değeri benimsemeye devam edersiniz?
4.Hangi öz-değeriniz bugünden itibaren 100 yıl kadar geçerli olacaktır?
5.Bir öz-değeriniz mukayeseli üstünlük değil de mukayeseli dezavantaj yaratmaya başlasa ona sadık kalmaya devam eder misiniz?
6.Yarın sabah farklı bir şirkette farklı bir işte başlasanız, hangi öz-değerleri korumaya devam edersiniz?


Biz ne yapabiliriz?

Kuruluşunuzun profesyonelleri ve kurucuları / hissedarları ile çalışarak, zihinlere gömülü durumda olabilecek öz-niyetleri, öz-değerleri ve ülküleri ortaya çıkarır ve yeniden şekillendirilmesi için uygun yöntemler uygularız.


Gerçekte ise işleri ancak insanlar kendi kendilerine ya da örgütlenerek yaratabilirler. İşlerin yaratılmasını arzu eden merkezi veya yerel idarelere, meslek örgütlerine, gönüllü kuruluşlara ya da ticari kuruluşlara düşen rol ise, iş konusundaki girişimlerini kolaylaştıracak iklimi -yasal, mali, teknik, alt yapısal- oluşturmaktan ve korumaktan ibarettir. Boyutları ne olursa olsun yaratılacak ortama istihdam iklimi denilebilir.


İstihdam İklimi Oluşturmak Kime Ne Yarar(lar) Sağlar?

Bugün artık, işsizliğin doğrudan ve dolaylı sonuçlarını bilen tüm kurumlar -bu arada ticari kurumlar- istihdam iklimi yaratmanın kendi çıkarlarını korumak demek olduğunu anlamışlardır. Bu çıkarların başında, işsizliğin yaratacağı sosyal çölleşmenin olumsuz etkilerinden korunmak gelir. İşsiz insanların çok olduğu bir ortamda kârlı bir ticari işletmeyi dahi yutabilecek bir sosyal çöl ortaya çıkar.

Kendi içinde rasyonel ve mutlu bir iş ortamı kurabilmiş işletmeler, çevrelerindeki sosyal çölün olumsuzluklarından etkilenirler. Buna göre yeni işlerin yaratılabileceği iklimler oluşturmak ya da oluşturulmasına katkıda bulunmak artık vazgeçilmemesi gereken bir işletmecilik fonksiyonu haline gelmiştir.


İstihdam İklimi Yaratmak İsteyen Bir Kurum Bunu Tek Başına yapabilir mi?

Hayır ve evet! Eğer söz konusu kurum küçük ölçekli ise bunu tek başına yapamayabilir. Kuruluş büyük ölçekli ise bu iklimi tek başına da yaratabilir. Ama ister tek başına ister birlikte olsun, istihdam yaratma bir uzmanlık konusudur ve çoğu kuruluşun böyle bir uzmanlığının olmaması da tabiidir. Bu nedenle, bazı aracı kuruluşlara ihtiyaç vardır.

Bir Aracı Kurum: Reklâm ve Halkla İlişkiler Firmaları

Reklâm ve halkla ilişkiler firmaları aracı kuruluşların başında gelir. Halkla ilişkilerinden sorumlu oldukları firmaların ayırdıkları fonları en iyi kullanabilecekleri alan, firmanın bulunduğu ortamdaki sosyal çölleşme ile mücadele amacıyla yeni işlerin yaratılmasıdır.

Bir diğer aracı kurum ise stratejik plânlama ile ilgilenen danışman kuruluşlardır.
Danışmanlığını yaptıkları firmaları tüm çevreleri ile birlikte ele alarak plânlama yapan bu kuruluşlar, sosyal çöl ortamlarını dikkate almalıdırlar.

Gönüllü kuruluşlar: İyi Birer Aracı Kurum

Topluma -bütününe ya da bir kesimine- hizmet etmek isteyen gönüllü kuruluşlar bir diğer aracı kurumdur.


İstihdam İklimini Kimler Yaratacak?

İklim yaratmada aracı kurumlar gerekli yönlendirmeleri yaparak sosyal çölleşme ile mücadeleyi kuruluşların işlev alanları içine sokacaklardır. Ama sonuçta, birileri bu iklimin yaratılması için fiilen birşeyler yapacaklardır. Bunlar kimlerdir?

Bunların başında yerel yönetimler gelir Sosyal çöl ortamı içinde yaşayan insanlara hizmet etmek güç olduğu gibi, hizmetlerin ücretini geriye almak da güçtür. Bu nedenle bir yerel yönetimin önemli işlevlerinden birisi sosyal çölleşme ile mücadele etmek, bunun için de yeni işlerin yaratılabileceği iklimleri oluşturmaktır. Ayrıca, ellerinde bunun için gereken her türlü imkân da mevcuttur.

Ticari kuruluşlar, gönüllü kuruluşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri, çeşitli kamu kuruluşları gibi kuruluşlar da kısmen aracı kısmen iklim yaratıcı olarak işlev sahibidirler.

Ve nihayet merkezi idare, sosyal çölleşme ile mücadelede en önemli kurumdur ve bu nedenle istihdam ikliminin yaratılıp korunmasında vazgeçilmez bir aracılık işlevi vardır.

Bütün Bunlar Tamam. Peki İstihdam İkliminin Tasarımını Kim Yapacak?

İşleri insanlar yaratacak. İstihdam ikliminin yaratılması ve korunması konusundaki yönlendirmeyi aracı kurumlar yapacak ve merkezi ve yerel idareler ile çeşitli kuruluşlar da iklimi yaratacaklar.

Ama bu zincirde çok önemli bir eksik bakla vardır: istihdam ikliminin tasarımı! Her tasarım bir dizi soru\’nun cevaplanması demektir. İklim tasarımında da yanıtlanması gereken sorular vardır. Örneğin:

  • Sosyal çölün sınırları -coğrafi olarak, gelir dağılımı olarak, gelir ortalaması olarak ve diğer açılardan- nerelerdir?
  • Bu sınırlar içinde yaratılabilecek işlere konu olacak insan profili -yaş, cinsiyet, eğitilmişlik vd- nasıldır?
  • İşlerin kaynağını teşkil eden ihtiyaçlar nelerdir?
  • Alt-yapı -iletişim, ulaşım, eğitim vbg- durumu nasıldır?
  • Söz konusu sınırlar içindeki kamu yöneticilerinin yeniliklere -özellikle istihdam ikliminin oluşturulması açısından- açıklığı ne ölçüdedir?
  • Sınırlar içinde, iklim yaratma programlarını destekleyebilecek kuruluşların sayısı, varlık düzeyi ve bu konudaki farkındalık düzeyleri nedir?
  • Çeşitli iş yaratma tekniklerinden hangileri bu sınırlar içinde kullanılabilir?
  • İklim yaratılmasını etkileyebilecek diğer faktörler açısından bilinmesi gerekenler..

İklim tasarımı aynen bir binanın mimari tasarımı gibidir. Bütün talepler, bütün sınır koşullar, bütün imkânlar bir araya getirilir ve bunlara cevap verebilecek tasarım yapılır.


Biz ne yapabiliriz?

Bu tasarımın ve ona bağlı eylem plânının yapılmasını sağlarız.

Yorum Gönder