GİRİŞİMCİLİK TARİHİNDE BİR DÖNÜM NOKTASI

Birgün girişimcilik tarihimiz yazılıp, ekonomik tarihimizle üstüste konulduğunda, ekonomik sıçrama dönemlerinin genellikle girişim hayatımızdaki bir gelişmeden sonra ortaya çıktığı görülecektir.

İşte o gün, bu gelişmeleri sağlayabilmiş ama adlarını duyuramamış, üstüne üstlük birçok ahlaksızlığı yapmış insanların “müteşebbis” kılığına bürünmesinden dolayı da toplum nezdinde haksız yere makbul gözle bakılmamış bu insanların değerleri anlaşılacaktır.

Bugün ırkçılığı aşabilmiş bir A.B.D.’de, geçmiş günlere ait eleştirilerde rastladığımız, “zenciler ve köpekler giremez” uyarılarının, bir dönemler yurdumuzda da bir benzerinin yaşandığı ve “müteşebbisler giremez” uyarılı devlet dairelerinin bulunduğu acı acı hatırlanacaktır.

Yine bu girişimcilik tarihinde, 1940’lı yılların Varlık Vergisi ve 1990’lı yılların Peşin Vergi’si yolllarıyla girişimciliğin nasıl doğmadan öldürülmeye çalışıldığı da görülecektir.

Bu tarih, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kanat takıp uçmasının, desteklenseydi birçok gelişmeye yol açabileceğini, ama bunun yapılmadığını; bu olaydan 500 yıl sonra, gözlemlerinden bilimsel sonuç çıkarıp kanseri tedavi etmeye çalışan bir hekimine “zakkumcu Ziya” aşağılamasını layık görenleri de gözler önüne serecektir.

Ama aynı tarih, günün birinde bir haftalık derginin ilk defa girişimcilik için özel sayfa açtığını, böylece konunun sistemli biçimde işlenebilmesi için öncülük yaptığını da yazacaktır.

Değerli okurlar,

Anlaşılması güç olaylardan birisi de, toplumun refahını sağlamada en büyük pay sahibi olan girişimcilerin, nasıl olup da örgütlenemediği, haklarını aramaya çalışmadığıdır.

Bu belki, bu tür insanların sorunlarla boğuşmaktan örgütlenmeye fırsat bulamaması şeklinde açıklanabilir. Ama bu ne kadar doğru bir açıklamadır bilinemez.

Bu köşede, girişimciliğin özendirilmesi, onun önündeki engellerin kaldırılması, çocuklarımız, gençlerimiz ve hatta erişkinler için girişimcilik eğitimi gibi konularda haftalık yazılar bulacaksınız.

Bunlar bazen girişimci adaylarına, çoğu zaman da bürokratlara ve siyasi kadrolara birer hatırlatma ya da uyarı niteliğinde olacaktır.

Bazen de, girişimcilik konusundaki yabancı kaynaklı yayınlardan alıntılar yapılıp, konunun dışımızdaki Dünya’daki boyutları gösterilmeye çalışılacaktır.

Özelleştirmenin, işsizliğin, gelir yetmezliğinin, kalabalık kamu kadrolarını seyreltmek ve bu yolla da kamu çalışanlarının ücretlerini artırmanın ve de kamu hizmetlerinin kalitesini artırmanın yolu, girişimcilik sorunlarının çözümüne ve çocuk ve gençlerimizin kendi işlerini kurmaları için özendirilmelerine ve de desteklenmelerine bağlıdır.

Bu denli çok taraflı yarar sağlayabilecek bir konuya, ilk defa ayrılan bir sayfa, şüphesiz ki girişimcilik tarihimizde bir dönüm noktası olarak anılacaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.