Yerinde tetkik

Bir sorunla karşılaşıldığında neler yapıldığı çeşitlidir. Bir anket yapılsa herhalde çeşitli ilk yapılanlar saptanabilir. Bununla beraber bu çeşitlilik arasında bazı noktalarda yoğuşmalar olacaktır. Bazı ilk yapılanlar, anketi cevaplayanlar arasında ortak olarak belirtilecektir. Sanırım bu yoğuşmalardan biri, yerinde tetkik üzerinde olacaktır.

Bir yangın çıktığında, olay yerinde gördüğünüz çatık kaşlı dalgın bakışlı insanların büyük bir bölümü̈, olayı yerinde tetkikte bulunan üst düzey görevlileridir. Fabrikalar (bilhassa kamuda), ortalama olarak ayda bir, çeşitli görev değişiklikleri sonunda o fabrikalardan sorumlu oluverenlerce yerinde tetkik edilir. Yurt dışından satın alınacak mallar, genellikle o işle en az ilgili olanlarca yine yerinde tetkik edilir.

Teröristler bir köye baskın yaptıktan sonra, sorumlular hemen o köye koşarak olayı yerinde tetkik ederler. Basın mensupları da bu yerinde tetkik’lere o kadar alışmışlardır ki, ne zaman bir yangın olsa, ne zaman köye baskın meydana gelse hemen yerine gidip, yerinde tetkik’te bulunan üst düzey görevlileriyle konuşmaya çalışırlar. Ancak bu çok kolay değildir. Çünkü yerinde tetkik için gelmiş kişilerce tetkik edilecek şeyler orada değildir. Köyü basan eşkiya kaçmış, yangını çıkaran saik kendisi de yanmıştır. Bu nedenle sorulan: “Ne düşünüyorsunuz?, “Şu anda neler hissediyorsunuz?” gibi sorulara karşı geliştirilmiş şablon cevaplardan başkasını veremezler. “Olaydan fevkalade üzüntü duymuşuzdur. Mesele en kısa zamanda aydınlatılacak ve failleri adalete teslim edileceklerdir.”

Bir petrol rafinerisini gezen yeni atanma bir üst düzey görevlisine bir basın mensubu birdenbire “bir diyeceğiniz var mı?” diye sorunca, görevli telaşla “kan yerde kalmayacaktır” şeklinde cevap vermiş, daha sonra bunun köy baskınlarında söyleneceğini hatırlayıp, “gerekenler yapılacaktır” şeklinde düzeltmiştir.

Bu tür yerinde tetkik’e muhatap olanlar ise artık alışkanlık kazanmışlar, neler gösterilmesi gerektiğini ezberlemişlerdir. Fabrika gezilerinde, daima büyük demir parçalar, üstünde çok sayıda komponent bulunan kartlar, üzerinde kalıcı bir yağ filmi oluşmuş, fakat birbirine tam paralel duran yemekhane masalarıyla o gün için kravat takmış aşçılar gösterilir.

Yangın, su baskını gibi hallerde ise daha büyük çeşitlilik arasından seçim yapılıp, tetkiki yapan kişinin akıl fikir düzeyine göre dikkat onu etkileyebilecek olan ayrıntılara çekilir. Tetkikat sonucu verilen beyanat da hemen hemen standartlaşmış olup, basın mensuplarınca zaten bilinmektedir. Hatta çoğu zaman (yani daima) tetkikat yapanın ne söylediğine bakılmaksızın beyanat yazılır. “Maalesef mali imkansızlıklardan dolayı bu elim kaza olmuş bulunmaktadır” veya “En modern alet, cihaz, teçhizat ve ekipman satın alınacaktır” gibi.

Bu yolla, tetkik edenler ve tetkik edilenler arasında muazzam bir uzlaşma ortamı doğmuştur. Tetkik edilenler, daima birşeylerin eksik ve yanlış olduğunu bilirler ve bundan dolayı da o gibi konularla ilgisi olmayan şeyleri gösterirler. Hatta bu konuda yeterli deneyime sahip olanlar tetkik edenlere, onların çözüp memnun olacakları sorunlar da söylerler: “Yönetmeliğimizin (ğ) maddesi tarafımızdan tam anlaşılamamıştır, acaba bizleri daha sık ziyaret ve irşatlarınız mümkün olamaz mı?” vs gibi!

Tetkik edenler ise eğer tetkik ettikleri şeyin nesine bakarak sorunlarını anlayacakları konusunda bir sistematik geliştirmemişlerse, inceleme yapıyor taklidi yapmaktan başka çare bulamazlar. İşte bu karşılıklı kandırmacanın sebebi budur.

Şaka bir yana, bir sorunu çözmek, bir şeyi anlamak için acaba daha etkin yollar yok mudur? Mutlaka vardır. Hatta tek başına yerinde tetkik, bir işi anlamak için kullanılabilecek en verimsiz yoldur. Sadece fabrikaya, yangın yerine ya da basılan köye gitmek konusunda değil, hemen tüm gezilerde (eğlence amaçlılar hariç) tetkiki yapacak kişinin önce neyi tetkik etmesi gerektiğini saptaması gerekir.

Bu, en az üzerinde durulan, en açıkmış gibi görünen, fakat sorulmadığı için de bir çeşit ömür kaybı demek olan bu yerinde tetkiklere yol açan kritik soru dur. Yani; ne(ler), nasıl tetkik edilecektir?

Sorunlar çoğu zaman görünenlerin altında olup, yerinde tetkik ile görülemeyebilirler. Örneğin bir fabrikayı tetkik eden kişi, eğer o fabrikanın rekabet gücünü öğrenmek istiyorsa sorması gereken sorular bellidir: Maliyetler, maliyet unsurları, rakiplerin fiyatları ve niçin zayıf olunduğu, innovation yeteneği, kalite sistemi, eksikleri, sebepleri, ücret yapısı, teşvik sistemi,  çeşitli alt sistemleri iyileştirmeye çalışan bir düzen olup olmadığı vs.

Ya da bir kazayı incelemek isteyen bir kişi, o kazaya yol açan nedenleri incelemekle yükümlü bir görevlinin bulunup bulunmadığını, varsa o görevlinin bu konudaki eğitim düzeyini, kazanın tekrarlanma olasılığını vb tetkik etmek istemelidir. Hemen görülebileceği gibi, gerçekten tetkik edilmesi gerekenlerin çoğu, ne demir parçalarını ziyaretle, ne alev seyretmekle, ne de karşınızdakilerin kendilerince önemli hikayelerini dinlemekle ilgili değildir. Bir konuyu gerçekten tetkik etmek isteyenin ilk yapması gereken, neleri tetkik edeceği ve bunları nelere bakarak tetkik edeceği ne karar vermesidir.

Bu doğru süreci önleyebilecek yüzlerce etken vardır. En güçlülerinden biri de yerinde tetkik’in kendisidir.

(Tem.1991)

Yorum Gönder